26/11/2009 - Kitap
/biraz uzunca oldu ,sonuna varan olur mu bilmem/
Bir gün, bir kitabım olacak...!
Ya felsefe kitabı olur,ya deneme ya da günlük tarzı birşey.Belki de hiç keşfedilmemiş bir tür çıkar ortaya kimbilir.Sadece bana ait...!
10 yıl önce az uğraş vermemiştim çocuk yüreğimle...Olmamıştı...Umudumu kaybetmemiştim hiçbir zaman...
Ama peşini de bırakmıştım hayalimin...
Belki birgün demiştim...Ve o gün gelene kadar kendimi geliştirmeliyim diye öğütlemiştim...
Ve ben bugünlerde öylesi yoğun hissediyorum ki,fikrimde ve kalbimde,kitabım olsun isteğini...
Bu demektir ki hala aynı ruhu taşıyorum.Hala o çocuk kalbimin istediğini istiyorum.
Bir gün olacak...Yakın veya uzaktır o gün...Ama olacak biliyorum.
Bu zamana dek neyi istedim de olmadı ki...?
Evet istediğim herşey olmuştu belki ama zamansız gelmişti hayatıma...
Tadını çıkaramadığı çok şey olmuştur, aceleciliği sevmeyen ruhumun.Gittikten sonra farkına varmışımdır gelenleri...
Geldiklerinde iyi karşılama bulamadıklarından olsa gerek tekrar uğramamıştır güzellikler,dünyama...
Hep geç kalmışımdır bazı şeylere...Geç kalmışlığın farkındalığını da geç yaşamışımdır ne yazık ki...Kahrolası umudum ise hiç körelmemiştir...Olmayacağını bildiğim halde bile uğraş verdiğim çok olmuştur.İmkansızlık yoktur ya hani,onu kanıtlamaktır belki de çabam...
Gel görki umudun kırılması ne demektir her defasında en ağır bedeli yaşayarak öğrenmişimdir.Öğrendiklerimden ders alamamam da cabası...
Hep başa sarmayı sevmişimdir.Körü körüne sevmeyi de pek sever bu yıkık kalbim...
Güven yok der dururum da,ucundan tutulacak en ufak bir şeyin peşine koşmaktan da geri durmam...
Sonunu görsem de bir işin,risk almak keyif verir bazen.
Kaskatı bir insan olduğumu söyleyenler çok oldu.Ama altında,umuduna yenik düştüğü halde ayağa kalkıp,her daim gülümseyebilen bir insan yattığını keşfedenlerde yok değildi...Hayata duruşum vardı evet ve yaşlandıkça uzaklaştım duruşumdan,yeni şeyler keşfettim hayatta ve ayıkladım kendimde beğenmediğim tarafları...Bazen bu ruh temizliğini yaparken daha fazla kirlettiğimi de düşünmedim değil.Ama insan değişkendir.Onu değiştiren,onun hayata bakış açısını farklılaştıran etmenler vardır.Her ne kadar ben buyum desem de hep o olmadığımı keşfettim.
"Ben buyum"un altında eksik kalan çok şey vardı aslında.
Belki daha fazla yanlış olmalıydı hayatımda,belki doğrularım eksikti,bilmiyorum..Tamamlamak için uğraş verdim hep...Ömrümce de çabalayacağım bunun için...
Doğru yaşamak mı,istediğin gibi yaşamak mı bunun ayrımını yapmak oldukça zor...
Akışına bırakmak mı hayatı yoksa kalıplardan çıkmadan mı görmek gelecek günü...Hangisi doğru kavramını sorgulamayalı çok uzun zaman oldu.
Sorgulamadan da yaşanabiliyormuş meğer...
Ve ben her yaşadığımın ciddiyetini,kelimelere döktüğümde fark ettim.
Bu gece,uzun zamandır kopyalamadığım yazılarımı kopyalamak için 2 saat zaman geçirdim arşivimde.
Öyle çok ruh değişikliği yaşadım ki...Ben bile şaşırdım kendime...
Neler yazmışım,daha doğrusu neler yaşamışım...
Vay be dedim durdum bir çok kez...
Kızmışım,yazmışım...
Üzülmüşüm yazmışım...
Aşık olmuşum da önce yazmış sonra yaşamaya çabalamışım...
Ve bunların bir çok kısmını paylaşmaya cesaret edememişim de sadece taslakta tutmuşum...
O taslak öyle çok anıyı canlandırdı ki bugün ben de...Cesaretsizliğime laf sayıp durdum, onlarca okunmamış yazıyı okurken...
Hayatımın içinde kimseye tam anlamıyla kendimi anlatmak için uğraşmamış ve hep insanlardan kendimi saklamış biri olarak,gördüm ki,yazılarım da bile sansür uygulamışım...
Öyle ki bu sayfada yayımlamaya bile korkmuşum zamanında...
Bilinmesin mutsuzluğum istemişim,bilinmesin aşkın bende yarattığı değişiklik demişim...Kimse aşk üstüne ne düşündüğümü görmesin,duymasın diye düşünmüşüm...
BibiS aşık olursa ya da umut edip durursa kendi kendine,ruhu nasıl çökerde nasıl toparlanır yine kendi başına,kimseler hissetmesin diye okunmasın istemişim yazdıklarım...
Ama duramamış,yine de yazmışım...
Hatta çok iyi bilirim ki,bir keresinde,yazdığım bir yazıyı okuduktan sonra ben aşık mı oldum diye düşünüp aşık olduğumun farkına varmıştım...
Cümlelerim öyle yüzüme çarpmıştı ki,kendi halime acımış,böyle olmamalı sen aşk kadını değilsin demiştim kendime...
Gem vur duygularına da daha fazla üzülme diye emir vari cümlelerle susturmuştum kalbimin sesini...Susmuşmuydu orası bilinmez ama hep kendimi farkında olan bir insan olmuşum ben...
Duygularıma teslim olamamışım hiç bir zaman...Mutlu olmaktan korkmuşum,arkasında büyük mutsuzlukların yattığını bilmemden belki de...
Bile bile lades dediğim de olmadı değil elbette.İnsanlığımı konuşturdum çok kez...
Üzülmek istiyorum üz beni dediğim de oldu çevremdekilere...
Sandım ki,ben böyle dedikçe korunacak da,mutluluğa daha çok yaklaştırılacağım...
Sonucun değişmeyeceğini unutmuşum zaman zaman...
Ama bu untkanlıkları yaşarken, Polyanna rolümü de hiç aksatmamışım...
Ve hayattan çok şey öğrenmişim...
Ne kadarını gösterebilmişim bilmem ama çok büyümüşüm ben yaşadıklarımla...
Zaman zaman küçülmeyi istesem de büyümenin tadına varabilmeyi dilemişim her bulduğum fırsatta...
Yaşadığım hiç bir şeyden pişman olmamayı öğrendim en çokta...
Girdiğim bunalımlardan yine kendim çıkarmışım ruhumu...Ayaklandırmışım umudumla...
Düşünüyorum da,herşeyi açık açık yazamadığıma hayıflanıyorum bir tek...
Hep birilerini düşünmekten,kendi kalemime ve dahası yüreğime ne kadar gem vurduğumu farkında oluyorum son zamanlarda...
Ve işte tam da o zaman diyorum ki,bir kitabım olmalı...
Harmanlamalıyım tüm duygularımı ve limitsizce yazmalıyım...Dur durak bilmeden,satır hesabı,kişi fikri önemsemeden yazmalıyım...
İşte bu noktada ,beynimde ışıklar yanıyor,yıldızlar çakıyor.
Benim bir kitabım olmalı...!
Bugüne kadar kayıp olan cümlelerim o kitabın sayfalarında hayat bulmalı.
Bahsedeceğim kişiler bile,cümleleri üzerlerine alınmamalı ama o kitap benim ruhumdaki en ince ayrıntıları anlatmalı...
Yani sözün kısası;
Er ya da geç, benim bir kitabım olmalı...!
ruhum, sayfaların arasında, hayat bulmalı...!
|