20/11/2009 - Bir Kadın, Bir Adam Ve Yaşam...!
Bir kadın,bir erkeğe bağımlı olabilir mi?
...
Sevmek,hayran kalmak,hatta aşık olmak dahi bir erkeğe kendini tamamen teslim etmeyi doğurmaz...Doğurmamalı.
Bir kadın kendini bir erkeğe teslim eder mi tüm dünyasıyla...?Kadını kadın yapan,tüm bakış açısıyla teslim olmak...!
Bir kadın düşünün,öyle çok sevdiğini söylüyor ki eşini.Sözünden çıkmıyor.Tahsil deseniz tahsil,eğitim deseniz eğitim.Kültür derseniz bir çoklarından daha kültürlü...
Ama olduğu yerde sayan bir kadın.Sebebi erkeğine teslim olması...!
Gençlik yıllarında tanışıp evlilikle noktaladıkları bir ilişki.Onlar noktaladıklarını düşünürken bu sevgiyi ve yeni güzelliklere gebe bırakacaklarını düşünürken hayatlarını,kadının hayatı yok oluyor elinden.
Sade ve sadece erkek yönetiyor ikisinin de tüm dünyasını.
Adam ne derse yapılıyor,kadın ne istese hayır deniyor.
Ve kadın ne enteresandır ki hayırlara memnuniyetle karşılık veriyor.
Sevdiğini söylüyor onu hiçe sayan adamı...
Aşığım diyor yıllar yılı...
Başlatma aşkına diye kurulan cümlelerin devamının gelmesine izin vermiyor kadın.
"Çıkın hayatımdan eşim istemiyor sizi" diyor...
Ve o eş ki
Kadına hiç bir zaman eş olamıyor.Kadının ruhunu anlamıyor.Sade ve sadece kendisinin kuralları ile parmağında oynatıyor kadını.Oynatıyor da ne oluyor.Mutluluk mu çıkıyor sonunda...?
Hayır,esaret...!
Kadının cesareti git gide azalıyor sosyal yaşama dair.Erkekte bunu istiyor ya zaten.Amacına ulaşıyor kısa zamanda.
Ailesine sırt çeviriyor kadın,eşi istemiyor diye...
Aile ne kadar çabalasada taş koyuyor önüne adam herşeyin.
Nasıl koymasın ki;Onu her yaptığı davranışta körü körüne destekleyen bir kukla var karşısında-eşi-
Kadın günden güne eridiğini,kadınınlığının bittiğini,insanlığının toprak altında yokolup gittini farkında bile değil.Fark etmesini sağlayan insanlara ise cevabı hep aynı."Kocamı seviyorum o da beni..."
Gözleri kör oluyor kadının.Adam bu körlükten faydalanıyor elbette.
Kadınına ve kadınının hayatında her kim var ise zarar vermek için sıvıyor kolları.Zaten herkes biliyor ilk günden beri adamın amacını...Ama artık o kültürlü,o gözü açık,o hayatı çok iyi tanımlayabilen ve yaşayabilen kadın görmüyor hiç bir şeyi.Gördüklerini ise kocasını savunur şekilde yorumlamayı öğretmiş eşi...
Aşı gibi vermiş vücuduna kocaya nasıl itaat edeceği düşüncesini...
Adam artık rahat.Doğru bildiği ne varsa yapabilir,eşi ona destektir.Başka seçenek yoktur ki.O bir kadındır ve erkeği ne yaparsa doğruyu yapandır...!
Sonra ne mi olur ?
O adam,eşi dahil herkese kimsenin veremeyeceği zararları verir.
Herkese dediğime bakmayın.
Dışardan gören bir yabancı,el üstünde tutar.Değer verir kendisine,insan sıfatı yükler..O da olmayan gururunu okşar haliyle...
Bundan güç alırda daha beter saplar elindeki mermileri, eşi ve ailesine...Öyle hayatları parçalar ki,öyle bozulmaz bütünlükleri parça pinçik eder ki,dönüp baktığınızda nasıl geldik bu hale demeye bile gücünüzün olmadığını hissedersiniz.
Hala yapılacak bir şeyler vardır umuduyla çabalarsınız. Ama o kadın,o sizin bildiğiniz kadın yoktur artık.Eşinin boyundurluğu altına öylesi girmiştir ki kendi adını bile unutmuş, eşinin karısı olarak anılmaktadır.Kendisini,sorsanız böyle tanımlayacaktır.
Anlatmak istersiniz bazen bazı şeyleri.Yıllar yılı ses etmediklerine ses çıkarsın kendini kurtarsın istersiniz ama sadece hatalı çıkarsınız.
Ve artık sırf o kadın körü körüne mutlu olsun diye susarsınız.
Etrafındakilerden beddular alan adam ise güler geçer herşeye...
Ne Allah korkusu vardır içinde,ne yaşattıklarının vicdani azabı...
Vicdan var mıdır ki azabı olsun diye düşünürsünüz ve o noktada siz vicdanınıza sığınıp dua edersiniz,içinizde yitip gitmiş duyguların geri gelebilmesi için.
Bir kadın ve bir adam;
Öyle hayatları parçalamış öyle zararlar vermiştir ki, adam bilerek ve isteyerek kadın ise sadece aşkının esiri olarak.
Gözlerini bir ömür boyu hayata kapalı geçirmektedir kadın. Adam ise bunun tüm fırsatlarını kullanıp ne var ne yok darmadağın etmiştir çoktan...
Ne bedduaların hesabını düşünür ne yaptıklarının insani yönünü...
İnsanlıktan çıkmış birine insanlıktan bahsetmek ne derece doğrudur burda öz eleştiri yapmak lazım aslında.
Özlerini unutmuş insanlara rağmen,özünden kopmadan...!
|