Annem...!

2010-02-23 19:11:00

Alttaki yazı okunsun diye yeni bir yazı yazmak istemedim ama annemin durumu ile ilgili bir kaç satır yazmam gerekli olduğuna inandım... Bana gerek telefonla,gerek blog aracılığı ile destek olan arkadaşlarıma bir borçtur bu bilgilendirme yazısı... Annemin o an lık yaşadığı durum tam olarak kalp krizi olarak anlatılmıyor ama dikkat edilmesi gereken bir durum olduğunu da gözden kaçırmamamız gerektiği söyleniyor. Günlerce kendime gelemedim...Dizlerimin bağı çözüldü... Annem henüz dışardan gelmişti ki;Halama olan biten bir kaç şeyi anlatırken birden bire fenalaştı....Şekerinin çıktığını düşündüm....Oda kalabalık olmasına rağmen o an herkese kal geldi...Resmen kimse yerinden kıpırdayamadı.Ben ne yapacağımı bilmez halde odama gelip,şeker ve tansiyon aletini aldım.Ama çalıştırmak ne mümkün...!Sanki ilk kez alıyorum elime.Allahım tutturamıyorum yerlerini,takamıyorum şeker çubuğunu...Önce tansiyonunu ölçtüm normaldi.Nabızını aklımda tutamadım./akıl mı kaldı ki o an da/ Şekerini ölçtüm çok yüksekti.Bir dil altı hapı ve şeke rilacı ile kalp çarpıntısını durdurmaya çalıştım.O arada evin neresinde peçete var acaba diye de düşünüyorum.Kimseden istemek aklıma gelmiyor.Çıldıracağım Alla^h'ım annem ter döküyor.Parmağındaki bir damla kanı silip yeni kapı makinenin çubuğuna almayı beceremiyorum o an... Neyse ölçtüm yapabilecekleirmi yaptım ama yetmedi.Annem ilk kez iyi değilim doktoru ara dedi.Aradım.Hemen gelmeniz lazım annem çok kötü dedim.Bir kaç kalp ilacı ismi verdi bunları ver hemen getir dedi.Bulamıyorum dedim ilaçları bulamıyorum babamın ilaçlarını.yok uçtular sanki yok Allahım yok....Gelin,siz gelin nolur hemen gelin...Odayı hazırlıyorum hemen anneni al gel senin... Devamı

Su

2009-11-06 16:47:00

Bir yazasım var sormayın gitsin...Acayip derecede anlatmak istiyorum ne anlatacağımı bilmeden...Bir kitap yazmak istiyorum aslında hemen şu an da...Öyle çok susadım ki yazmaya...Parmaklarım yetişmiyor...Bant kaydı falan olmalı...Anlatmalıyım yüreğimdeki herşeyi...Biri gelsin mantığımı ellerinin içine alsın benden uzaklaştırsın...Tamam kızılmasın felsefi bir yazı olmayacak bu...Geceler boyu ağlarken düşlediklerimi yazacağım belki...Ya da beni en mutlu eden zamanlardaki kavramlar çıkacak gün ışığına...Ama nasıl...Kalıplı cümlelerden kaçınarak nasıl olacak bu.Daha önce hiç olmayan bir yazı olmalıymış.Öyle yazmalıymışım ki felsefe olmadan,edebi bir tarz oluşturmadan kalem oynamalıymış.Kolaysa gel sen yaz diyorum içimden...O duymuyor beni...İçimde kuşlar uçuşuyor şu an...Bir yerlerde bir çocuk doğdu belki...Benim bebeğim mi yoksa,yıllar sonra bir mucize sonucu dünyaya gelebilecek olan...!Bebek ve benim olan...!Mümkün mü bu...Bilmem...Emin değilim.Henüz hayallerim o kadar büyümedi...Aslında kurduğum hayalleri hiç bir zaman söylemedim ben...Kimse bilmedi...Kimse Duygu hayal kurabilir onun da bir kalbi var diye düşünmedi...Yaşar ve geçer unutur gider denildi...Unutulmadı oysaki...Unutamazdı ki...Bir gün bir kızım olsun hayali vardı hep içimde...Her yenildiğimde hayata, yeniden kurdum o hayali...Ve yaşattım içimde ismiyle birlikte doğmamış bebeğimi.Adı Su olmalıydı...Bir gün doğacak mıydı?Bir gün biri beni sever de bana bu armağanı verir miydi?bilmem,bilemem...Bilinmezlikte yaşamak ne kötüdür bilir misin sen?Kalbin cıvıl cıvılken,o kuşları birer birer öldürenleri izlemek ne kötüdür yaşadın mı hiç?Sen aşık olamazsın.Bunu da beceremezsin diyenleri duydun mu kulağının en içinde...?Ey aşk nerdesin diye ağladın mı hiç?Ve dualar etti... Devamı

Zehir

2009-08-28 16:15:00

Bilenler bilirler sigaraya ne kadar karşı olduğumu ve konusu açıldığında kendimi tutamadığımı.Ama bunu bilmeyen biri dün yanlışlıkla konuyu sigaraya getiriverdi...:)Sigara içen insanın ne kendisini ne de çevresini düşünmediğini söyledim.Öyle olmadığını anlattı telefondaki güzel ses de bana.Hayır dedi ben çocuğumun yanında sigara içmiyorum onu koruyorum...Ya senin üzerine sızan koku dedim...!Haydi onu da geçtim ya senin ciğerlerin,ya senin beynin... Sana gelebilecek zararlardan payını almayacak mı çocuğun,eşin,ailen...susmam için elinden gelen şirinliği yapsa da,BibiS başlamış bir kere susar mı...en hassas olduğum konudur sigara...Çocuklara olan büyük sevgim kadar, düşmanlığım vardır o zehre...Bir de çoluk çocuk sahibi kadınların sigara içtiklerini gördüğümde tepkim sert oluyor farkındayım.Tutamıyorum kendimi.bir kaç saniyelik zevkler için/üstelik hayatınıza mal olacak şeyler bunlar/ çocuklara hayatı zindan etmeye ne kadar değer ?sigara dumanından koruyabilirsin çocuğunu...Kokusundan da...Kendini her o zehri tükettiğinde dezenfekte etme zahmetine girip arındırabilirsin görünüşteki kalıntılardan...Peki ya organlarına verdiğin zarar...Ya bundan senden daha büyük ölçüde etkilenecek olan ailen...Bilmez miyiz ki biz bir defa üzülsek onlar bin defa ölür...!en çok değer verdiklerimiz değiller midir ailelerimiz.Neden o halde kendimizden vazgeçip sarıldığımız o zehirden,sırf sorumluluklarımız için arınamıyoruz.bu mümkün değil midir?Hayır efendim istenir ise mümkündür.Ama istemek kolay değildir...!İnsanoğlu zor olan neleri başarmıştır bunu da biliriz.biz insanlar herşeyi biliriz de işimize geleni idrak eder uygulamaya çalışırız.Hamile iken sigara içilmemesi gerektiğini... Devamı

Güç...

2009-04-06 23:30:00

Öyle çok ağladım ki dün gece,anneciğiimin içi eridi...Oysa ben bu kadar güçsüz değildim...Değilim...Ama demek ki,bazen gözyaşlarının gücüne sığınmaya ihtiyaç duyuyor insan...! Devamı

özledim seni

2009-03-27 11:11:00

Anlatacak öyle çok şey var ki...Bir o kadar da sessiz kalmalıyım düşüncesi hakim ruhuma...Beynimdekileri toparlayamamak endişesi var çünkü.Tam 49 gün bu gün...49 gündür kendimi nasıl hissettiğimi sorglamaya korkuyorum...İyi olmadığımı biliyorum çünkü...Ama bunu sadece ben biliyorum...Beni gören hiç kimse içimdekileri farkında değil.Burda benim rolüm önemli sanırım...Elimden gelen çabayı sarfedip,hiç birşey olmamış gibi davranmaya çalışıyorum ve bu gün geldiğim nokta,gösterdiğim çabanın başarısını kanıtlıyor bana...49 gün...Sadece 4 hece..Ama sindirmesi,altından kalkması hiçde kolay değil...Alıştım sanıyordum daha gözünü dünyaya kapatmadan önce...Gayet normal bir durumdu...Gelecek ve gidecektik...Ama normali bu değilmiş şimdi anlıyorum...Sen gittin 49 gün önce...İlk günlerde herşey olmaması gerektiği kadar normaldi...Şimdi acın içime öyle bir çöküyor ki...Sanırım ben yeni yeni fark ediyorum  senin yokluğunu...Ancak zedeliyor ruhumu...Yoksa ben hiç olmadık bir yerde,bir film seyrederken,bir şarkı duyduğumda,bir şiir dinlediğimde,sohbetler edilirken kulak misafiri olduğumda ağlar mıydım...Sana kızardım hep...Üzme kendini,duygulanma,gözyaşın akmasın diye...Sarılırdım sana ağlama babaannecim senaryo onlar,üzme yüreğini diye...Bilirdim senin neye içlendiğini ama konuşmaktan korkardım o sıra,sana daha fazla acı vermeyeyim diye...Şimdi güçlü olmak gerektiği en önemli zamanlarda ne oldu bana?Gerçi bu halimi kimsenin görmüşlüğü yok...Olmayacak da...Yastığım ve ben bir de en fazla klavyem bilecek yazıp sildiğim yazılarda...En çok yapmayı sevdiğim şeylerden bile vazgeçebiliyorum şu sıra...En sevdiğm insanlarla sohbet etmek tercihim ikinci plana atılıyor...Ya... Devamı

vefa_sız

2009-01-30 13:08:00

Gece gündüz kavramını tamamen tersine döndürmüş durumdayız.Gündüz bir kaç saat uyuyorum gece dayanabilidğim saate kadar babaannemin baş ucunda bekliyorum.Sonra annemi kaldırıyorum sabaha karşı annem halamı uyandırıyor ve en son babaam deviralıyor.Ağrısı çok fazla Sultanımın.Sabahı sabah ediyoruz,inleme sesleriyle.Yeşil reçeteli ilaçlar kullanıyoruz beynini uyuşturmak,acı hissini duymasını engellemek için.Ama gün geçtikçe ilaçlar etkisini azaltmaya başladı.dün tek bir lokma bile yemedi.yutma yetisi yoktu.Bu sabah sesi çıkmaz bir halde,karnının acıktığını söyledi.Çaylı bisküvi yedi sadece bir kaç çay kaşığı...Çok sinirliyim.Üzüntümü yaşatmıyorlar bana...(bize)Kadıncağız sancısının içinde,hafızası yarı geliyor yarı gidiyor şekliyle,sayıklıyor yanında olmasını istediklerini.Babaannem o halde görmek istediğini söylüyor bazı insanları ama o bazıları hayatlarını güle oynaya devam ettiriyor.En büyük vefasızlık örneğini gösteriyorlar.Üzerlerinde çok büyük hakkı bulunan babaannemi görmezden,duymazdan,bilmemezlikten geliyorlar.Bazılarını telefon edip babaannemin kendilerini çağırdıklarını söylüyor ve zoraki getirtiyoruz.Son bir kez görmek istedim seni diyor geldiklerinde.Ama bir kaçı var ki !Sinirim beynimden fırlayıp gidip onları vuracak,yere yığacak sanki...Nasıl insanlar olmuşuz biz?Nasıl birer "ruh" taşıyoruzYakınlarınız "can çekişirken"nasıl günlük hayatlarınıza devam ediyorsunuz?Ben kimseden destek beklemiyorum.Maddi manevi asla ve asla ilgi,alaka beklemiyorum(z)Tek istediğim babaanneciğimin son anlarında,sevdiklerinin yanında olması.Ben nasıl ki başında bekliyor,gözümü ondan ayırmaya korkuyorsam,Sen de,O da...Sizlerde...Böyle olmalıydınız.Benim kimseden farkım yok.Ne ta... Devamı

<font color=#990099>KRALİÇEm(iz)</font>

2009-01-27 10:19:00

Artık halamda yatıyoruz,hep birlikte.Evin her köşesinde,yer bulan devriliyor uyumak için.Yastığını alan bir köşe kapıyor.Dün gece saat 01 suları,babaannem salondaki kanepenin üzerinde yatıyor.(uzun zamandır olduğu gibi)babam yanında yer yatağında uykuya yenik düşmüş.Halam bir odaya gidip küçük kardeşimi almış koynuna...Ben,kardeşim ve annem babaannemin başucunda gözlerinin içine bakarak oturuyoruz.Kendini biraz iyi hisseder gibi oluyor.tüm gücüyle bizi yatmaya ikna etmeye çalışıyor ama nafile.Seninle sohbet etmek istiyoruz,uykumuz yok diyoruz.Peki diyor o halde.Eskilere gidiyor beyni...Bir çok anısını paylaşıyor bizimle.Sesi iyice kısılmış haliyle.Sonra bir öğüt veriyor.Diyor ki"evlendiğiniz zaman,eşiniz ne kadar iy olursa olsun,sakın sakın annenizi ezdirmeyin,ihmal etmeyin !"O an gözlerimi kaçırdım ondan...Akan yaşları görsün istemedim...Derin bir ah çektim içimden...Ağzından çıkan her bir cümle onun yaşamından izler yansıtıyordu bize.içinde kalanları,içine attıkları,pişmanlıkları,üzüntüleri,keşkeleri...Sevdiklerinizi ihmal etmeyin.Hiç değilse zor günlerinde,hasta yataklarında yalnız bırakmayın.Gerekirse kendi hayatınızdan geçin de onlar için yaşayın bir kaç gün,,belki de bir kaç dakika...Ömür bu ne zaman tükeneceği belli olmaz...Sonra göz yaşı dökmeyin boşa...giden gittikten sonra,göz yaşlarınız sel olsa,deniz olsa neye yarar.Sevdiklerinizin yüzünde bir gülümseme oluşturmayı çok görmeyin..."çok doldum,çok...sinirliyim,öfkeliyim...tepkiliyim...."hala susuyorum...tutuyorum kendimi...ama nereye kadar bilmem.Benim içim rahat,vicdanım da öyle.ama herkesin öyle mi acaba...bir de öbür dünya var ki yüce adalet sizi bırakacak mı benim... Devamı

tap taze duygular

2008-09-23 00:05:00

Dün nasıldım,şimdi nasılım...dün, dikmiş gözlerimi bir noktaya bakıp tüm gün sessiz sedasız köşemde otururkenbu gün canlı kanlıyım....Gün ola harman ola demişler...Gün doğmadan neler doğarda demişlerUmudun ta kendisidir bu iki cümle benim için.Kuş kadar hafiflemek değimi de çok kullanılır ve ben gerçekten hafifledim bir kuş kadar bu gün..............................................................Alttaki yazıda bahsettim durum çok şükürler olsun ki sadece bir yanılgıdan ibaret şimdilik.Bir yakınımın üzücü bir haberini almıştım geçen günlerde.Araştırmalar hala devam ediyor ve gitgide uzaklaşıyoruz o gn aldığımız kötü haberin sonuçlarından...Sadece bir tıp doktorunun yanılgısından ibaret kaldı üzüntümüz.yarın ki tetkik sonuçlarıyla bu yanılgıları sevinçe karşılamayı diliyoruz. Yazamadığım bir kaç gün içinde ben de ufak bir soğuk algınlığı yaşadım.Önemsiz bir şeydi.Üşüdüm dondum biraz da halsiz kaldım ama şimdi bomba gibiyim:)Moral olarakta sağlık olarakta(orası biraz şüpheli olsa da :) ) gayet iyiyim.Uzun zamandır kafamın içinde böcekler dolaşıyordu.Yiyip bitiriyorlardı beni.Ben de başkalarını....Allahtan ki sıkıntımı paylaşacak insanlar vardı etrafımda...İnsanın ailesi her zaman önemlidir elbette olmalıdır da ama bazen dara düştüğünüz anlarda nasılda yanınızda olurlar nasılda kol kanat gererler...boşunaymış dersiniz onca sıkıntım...boşunaymış dert ettiklerim....Her ne kadar hakkınızı yiyen insanlar olsa da hayatınızda aileniz yanınızda ya şükredin buna...Ve tabi ki dostlarınız...bu kavramı unutmaya başladığım şu günlerde hala taze tutabilenler var neyseki hayatımda...not1:BibiS (ş) ile değil (s) ilenot2:su içmeyi unutmayınız./elimde yarım litrelik bardağımdan su yudumlarken yazıyorum bu cümley... Devamı