Sıfatsız...

2010-02-13 19:56:00

Ne o gün....Ne öncesi...Ne sonrası... Hiç biri yok düşüncemde şu andan sonra...Sen varsın bir tek...SEN Sen öyle bir şeysin ki; Sıfat yükleyemiyorum sana...Ne sevgi sıfatları,ne öfke.... Sen hiç bir şeye değmeyen ama benim en güzel duygularıma,dokunup, değensin... Sen hep yanımda olmasını istediğim ama hiç yanımd aolmayı dilemeyensin.... Sen  öyle bir şeysin ki; Tutarsızlığın karşısında elpençe duran,güvenin,sağlamlığın,insanlığın arkasına sığınansın... Bir sığınaktan öteye gitmeyen kişiliğin,sığmıyor artık hiç bir şeyin içine ya da ardına... Gizlenemiyor karekterin... Ne dost bildiklerin gizleyebiliyor seni,ne senin çok sevdiğini söylediklerin... Herşey yalandan ibaretmiş senin hayatında...Velakin,hayatındakiler bunu nasıl görememişler bunu düşünüyorum şimdi... Bu kadar mı APTAL mışım ben...Bu kadar mı kapılmışım.... Kendi ettim edeceğimi de,sana küfürler savuruyorum şimdi,minicik lügatımın içine sığılı olanlardan.... Sen öyle bir şeysin ki, Ne sevgiye,ne ilgiye ne alakaya değersin. Sen kendini bile düşünmeyensin...Başkasını düşünmen nasıl beklenebilir ki... Beklentiler yanıltır insanı... Ben beklemiyorum,seni... Yanılıyorum yine de...Sen yanıltmıyorsun belki de ben yanılmayı seçmişim en baştan kör gözlerle sana gelirken... Herkes yapma derken,herkes gitme deyip ellerimi bağlarken,ben koşmuşum sana duygularımın ipini çözüp... Sen gelince aklıma,tüm bildiklerimi unutuyor yeni bir dünyadan bakıyorum sanki etrafa.Eskiden aşkla,şimdi öfkeyle karışık,tüm bilinmez duygularla... Sen bildiklerimden yanılttın beni ya,sen de yanılacaksın bir gün...Biri gelip sırtından öyle bir darbe vuracak ki,dilerim canın benim yandığı gibi yanacak... Ben ... Devamı

Sana dair...!

2010-01-19 11:06:00

Kızgınım sana...Ne kadar olabilirsem artık... Ne yapsam tokat gibi çarpıyorsun ya karşılığını yüzüme...Bu yüzden öfkeliyim sana... . . . İçimden söküp atamadığım bir parça gibisin...Ne yaparsan yap,ne söylersen söyle sonsuz kredi açmışım sana...Farkında değildim önceleri...Aslında bırakıp gitmeseyin öylece,yine bilmeyecektim içimdeki sana karşı hisleri... Öyle şeyler var ki sana karşı içimde,hakkıyla kızamıyorum yaptıklarına.Kin tutamıyorum söylediklerine.Ben sana herşeye rağmen adım atarken tüm yüzsüzlüğümle,senin bana yaptıklarını yüreğim sızlayarak izliyorum.Tepki veremiyorum.Sadece kendime kızıyorum. Ama şu bir gerçekki çok özlemişim seni... Gittin gideli,sesine hasret kaldım.Tesadüfe bak ki;Sen hayatımdan sessizce çıktığın günden beri,hiç olmaz dediğim şeyler oldu...Ve bugüne dek belkide ilk kez bu kadar ihtiyacım oldu sana...Hep dedim ya sen benim için önce arkadaş,önce dost,önce sırdaş-sın(tın)hiç bir gün sevgili gözüyle bakmadım sana... Bakmamam gerektiğini biliyordum.Bildiklerimden ötesinin olmadığını da... Ve ben şimdi,şu an en çok seni özlüyorum.Sadece seni...Aşkı falan değil.;O hiç önemli değil.Eğer hayatımdan çıkıp gitmeseydin zaten hiç gündeme bile getirmeyecektim.Nasıl ki daha önceleri kendi başıma mücadelesini verdim yine öyle yapıp sessizce bir köşede oturacaktım... Bu yüzden sana karşı yazdığım hiç bir cümlede aşkı hissetme... Sen bana hissettirmedin çünkü...Umut vermedin diyemem.Allah var,diyemem...Sen de diyemezsin.Ama ben bir gün olsun umut almadım senden... O hiçte istemediğin mantığımı bırakmış gibi görünsemde zaman zaman bir kenara,aslında hiç... Devamı

İnsana Dair

2010-01-17 20:41:00

Çok uzun yazılar yazmak geliyor içimden şu aralar....Ama anlatacak neyim var ki?...! Aslında çok şey var...Sırf yaşadıklarımı anlatsam zaten,hayallere girmeye lüzum kalmadan yazı akar gider kendiliğinden... Ama nedense yazmak kadar susmak geliyor içimden...Halbuki beni susturan hiç bir şey de yok yuaşam denen kausta... Çok keyifliyim ya da hiç keyfim yok gibi kesin ifadeler kullanamıyorum...Ne oradayım ne burada...Ne öyleyim ne böyle...Ne var, ne yok içimde... Anlatacaklarım,anlaşılmaz halde aslında.bu sebeple yazmaktan çekiniyorum belkide... Eskiden olsa son bir haftada yaşadıklaırmı paylaşmadan duramazdım sizinle.Ama şimdi...! Aslında ne eskisi gibi ki? Sen mi ben mi,o mu şu-bu mu? hayat durduğu yerde durmuyor.Kişiler değişiyor.Sen istediğin kadar değişmediğini savun,çevrendeki herşey değişiyorsa sende değişmek zorundasın o dakikadan sonra.Değişmedim demen kendine bir hakaret gibi çarpıyor yüzüne... Değişmelisin.Olduğun yerde durmamalısın.Kimse durmuyor çünkü. İnsanlar bulduklarıyla yetinmiyorlar,hep daha fazlasını arama çabasındalar...O vakit değişim alıyor onları içine...Sarıp sarmalıyor,binbir çeşit olgu ile.Mutluluk ararken,birden mutsuzlukların tamda göbeğinde kalabiliyorlar arayışlarının zirvesine geldiklerini düşünürken tam da batışa geçtiklerini farkında değiller aslında. Ben değişmiyorum deme...! Değiş sende. Kötüleş biraz. Kin tut.Öfke besle...Anlama insanları.Neyi neden yaptıklarına sebep arama... Onlar biliyorlar mı ki, yaşamlarındaki iniş çıkışların sebeplerini...? Halbu ki herşeye sebep kendisidir insanoğlunun.Farkında olabilmek mesele tabii. Değişmemek,hep aynı kalmak,masum olmak,y ada olumludan yana taraf tutmak değilmiş önemli olan... Değişmek,kötüleşmek,hayatın olumsuzlukların... Devamı

Yüreğimin kapılarını açtım...Eyy sevgili...!

2010-01-09 21:06:00

/çok uzun olduğunu biliyorum...Sıkılırsanız okumayabilirsiniz...Yorum kaygım yok.Okunma beklentimde yok,bu sefer sadece kendim için yazdım.Okursanız keyiflenirim elbet :) /     Kısacık zamanda verdiğim 6-7 kilonun ardından,kıyafet dolabımı yeniliyorum şu günlerde.Önceleri beğenip kndime yakışmayacağını düşündüğm ne varsa sahip oluyorum bir bir. Üzerimde nasıl durduğunu görünce pek mutlu oluyorum.İşte diyorum sen "bu "sun...Sen böyle küçücük şeylerden mutlu olabilensin...birde öyle herşeye takılmasan,azıcık geniş olsan...! Olmuyor biliyorum.Değişemiyorum.Kızgınlığım çok çabuk geçebiliyor da geçmeyen gitmeyen bir dolu şey oluyor.Ne annemin şefkati,ne halamın gözlerimin içine bakışı,ne abimin desteği,ne küçük kardeşimin öpücüğü...Olmadımı olmuyor işte. Söyleyecek o kadar sözüm varken susmak ağır geliyor,gep gelirdi...Yine geliyor.Daima böyle olcak biliyorum.İçimdekileri pek anlatmadığımı söylerler.Varsın söylesinler.Kendimi ifade edemediğimden değildir suskunluğum.Hesap kitap yaptığımdandır,mutlu olmak adına. Sevdiklerim gitmesin diyedir,derdimi anlattığımda... Ben seviyorum diye haykırırken,beni sevmeyenler hayatımdan çıkmasınlar diye susarım bir çok zaman... Hani insanlarda bir inanış vardır ya,çoğunlukla da erkeklerde "Madem beni seviyorsun ve ben seni sevmiyorum o halde senden gideyim seni mutsuz etmeyeyim...!" Bilmezler halbuki seven insan,sevdiği yanındayken mutlu olur.Sevdiği onu sevmesede bu böyledir. Kişi bunu bilsede böyledir,bilmesede. Karşılık beklenmez sevgide...Ya da ben hiç beklemedim. Bekleyemedim. Ne acı ki,hep bildim sevilmediğimi... Sevmekten nefret ettim...Her defasında yine gelip kalbime girdi o hain duygu...Yoksa hi&cc... Devamı

Aynadaki Yabancı

2010-01-09 00:21:00

Meğer kendimden ne kadar çok geçmişim ben. Az önce aynada biriyle karşılaştım.Gördüğüm kişiyi tanıyamadım.O denli uzaklaşmışım yani silüetimden bile.Ne ara olmuş bunca mesaafe bilemedim.Ne zaman açmışız arayı,ne zaman kendimden bu denli ayrı düşmüşüm şaşırdım... Aynada gördüğüm yüze, yabancıya bakar gibi baktım.Meğer ben hayatımdaki herkese kendimden çok daha fazla zaman ayırmış,çok daha fazla ilgi göstermişim. Neden yaptım demiyorum.Ben biliyorum yaptığım herşeyin sebebini.Bu yüzden belki de ne yaşasam içimdeki huzurun beni terk etmemesi... Ama öyle bir şey ki bu şimdi. Yitip gidenleri farkına varmamışım...Hep sağda solda olmuş gözüm kulağım... Kimin ne sıkıntısı var kime nasıl destek olurum demişim de kendime dönüp bakmamışım... Bir zamanlar sormuştum yüreğime,seni nasıl mutlu ederim diye... Vermişti o da kendince bir cevap...Peşinden gitmiştim bende bir süre... İnandıklarımın peşinden gitmeyi marifet saymıştım ya o yüzden herhalde...! Neye yaradı dedim az önce aynadaki BEN'i görünce.Herkesi, herşeyi düşündüm de bir seni mi ittim yani köşeye...? Öyle olmuş işte... Ne sıkıntımı önemsemişim ne mutluluğumu...Bilmişim ki huzur hep benimle olur, gerisini boşvermişim... Ne inancıma takılmışım ne başka şeye...İyice koyvermişim kendimi... Ara sıra çelme takmış inancım ayaklarıma...O zaman bir durup kendimi sarsmışlığım var... Ama işe yaramamış... İnsan ne yaparsa kendine yapar bilirdim. Hep bunun için kendimi mutlu etmeye çalıştığımı sanardım.Meğer ben hiç bir şeyi kendim için yapamamışım...Ne yapmak istediysem hep başkalarının işine yaramış...Kendimi köşe bucak yine kendimden uzaklaştırmışım... Kendime attığım her adım aslında beni benden koparmış biraz daha...... Devamı

Keyif

2009-11-25 00:01:00

  Artık beni nasıl tanıdı,nasıl bir karekter biçtiyse bana   "Ara sıra çek ayağını frenden, yokuş aşağı sür kendini!..Bak nasıl keyifleneceksin!.."   Demişti bir kaç gün önce Kendi Halinde... :)   Sonra aynı anda"bloğa yazmalı bu cümleyi "dedik ve o benden önce davrandı...   Arada frenden çekiyorum ayağımı elbette ama valla sonrası çok zor oluyor... Anlık mutluluklar hep acı vermiştir bana.İlerisini düşünmeden yaşayamıyorum ben...Ne vakit yaşadıysam sonu kötü bitmiştir.Bir nevi korku denilebilir buna...Ama yine de arada delilik yapmıyor değilim elbet, insanım nihayetinde :) Keyif almasını en çok ben beceriyorum belki de hayattan.Küçük mutlulukları çoğaltabiliyorum içimde.Ama an geliyor ki ufacık bir şey de delip geçiyor kalbimi...Dayanılmaz oluyor acısı... Frenden çeksem de ayağımı,tutmaya biliyor bazen ayarı... Gel de dayan o vakit...Gel de yaşa keyfini an'ın... Neyi ne zaman yaşamalı,neyi ne vakit takmamalı da umarsızca nefes almalı,bazen çıkamıyorum hayatın içinden. Anlık mı yaşamalı hayatı,ömürlük mü diye düşünüyorum.Her ikisinin de cazip geldiği zamanlar oluyor.O vakit susuyorum.Ne fren görüyor gözüm ne yokuş...Sadece mutluluk istiyorum...Kapıyorum gözlerimi çağırıyorum mutluluğu...Geliyor gelmesine çoğu zaman...Ama kalıyor mu daimi,mesele orda...!   Yoksa hiç bir mesele yokta,gereksiz arayışlardamıyız, orası da muamma...         ... Devamı

Olmak Ya da Olmamak

2009-09-25 07:31:00

Düşündüm de;Olmak istediğim gibi bir insan olamamışım ben...Ne ideallerim,ne hayallerim ne de yaşayış tarzımla çocukluğumda düşlediğim hayatı yaşayamamışım büyüdüğümde...Bir başkasında okusam bu cümleleri,hayat şartları işte deyip genellerdim, /inanarak/Ama öyle değil işin esası...Para,aile ya da benzeri hiç bir etmen etkili değil insanın üzerinde...Ya da ilk basamağı bunlar oluşturmuyor benim anlatmak istediğim konuda...Ben benden şikayetçiyim öncelikle...Karekterimden...Ruhumdan...Hayata bakış açımdan...Yaşayışımdan...Fikirlerimden...Kendimden işte kendimden...Bu bir isyan değil asla...Sadece yargılamak kendimi...Faydasız da olsa yüzleşmek hayatla...Ya da şöyle demeli,bildiklerimin dışa vurumu bir nevi...Mantıksal tarafım hayatımın her döneminde çok ağır basmıştır ve bu yüzden insanlardan çok tepki almışlığım olmuştur.Ama ben duygularıma kapılıp gitmemeyi çok küçükken öğrenmiştim hayattan...Mantığımı her daim ön planda tutmayı birinci şart koşmuştum yaşamımda...Hata yapmaktan kaçınabilecek,belki de kendimi üzecek herkesten uzaklaşabilecektim böylece...Ama bir şeyi daha öğretti hayat bana...Pişman olmamayı...!"Ne yaşarsan yaşa,istediğin için yaşıyorsundur..." dedi bir gün birisi..."Geriye dönüp isyan edemezsin...Sen yaşattın kendine,hayatının içinde ne var ise..."İşte ben o günden sonra zaten hatalarıma takılmadan yaşayan biriyken geçmişten bana kalanlardan mutlu olmayı da öğrendim...Hata yaptıkça büyür insan dedikçe ben daha da büyüdüm gittim...O kadar büyüdüm ki şimdi dönüp ardıma bakmaya korkuyorum.Eskiyle yeni arasındaki uçurumun sonsuzluğunu gözlerim takip etmekten yorulacakmış gibi geliyor...Ve ben gittikçe kendim olmaktan mı uzaklaşıyorum yoksa daha ç... Devamı

Sen ve Ben ve artık Siz

2009-04-08 12:30:00

"Bir geldi, iki geldi, sonunda geçmedi...Ateşler içinde yatmaktayım....Yarına bir şeyciğim kalmaz,hastalandığım gibi iyileşmesini de bilirim ben:)bu yüzdendir ki; geçmiş olsun denmesine hiç gerek yoktur..."...Senin gibisini görmedim ben...Senin gibi hem espiritüel,hem sinirli,hem anlayışlı bir erkek daha görmedim ben...Hiç bir erkeği senin kadar da çok sevmedim...Sevemedim...Karşıma çıkan tüm erkekleri,seninle kıyasladım hep...Sen gibi beni anlayabiliyor mu diye düşündüm,sen gibi bana değer veriyorlarmıydı acaba?- ve mümkün değil bilirima ama- sen gibi sevebildiler mi acaba diye düşündüm hep.En önemlisi de senin kadar güvenebilecek miydim onlara...Gözyaşlarımı sen gibi silebilecek biri daha varmıydı?Gözlerimin içine baktığında sıkıntımı kendi üzerine alabilecek,bana bambaşka bir mutluluk verecek biri daha varmıydı senden başka?Bu soruları zaman zaman sordum kendime ve cevap ortada...Yok sen gibisi...Çıkarsız sevebilen,severken değer veren,değer verirken anlayabilen,anlarken anlatabilen yok işte yok...Rol modelimsin sen benim....Hayatımın içine kim girerse girsin kıyasımsın...Hiç sevmem kıyaslamayı kimseyi kimseyle ama sen varsın ya yüreğimde,sen varsın ya yaşamımda...Azıcıkda olsa sen gibi olsunlar istiyorum...Sen gibi anlasınlar beni,sen gibi karşılıksız sevsinler...Türkiyenin bir ucuna bile gittiğinde yanımda olduğunu senin gibi hissettirebilsinler....Bilgisayar kapalı olduğunda,telefonda kontör olmadığında unutulanlardan olmamaktı isteğim...Sen nasıl ki her şartta yanımdasın,öyle birini diledim...Sen gibi olması mümkün değil elbet ama ucundan kıyısından sna benzemeli mutlak...Şimdi bu yazıyı birisi okusa seni kıskanırdı benden...Ama ben yine yazardım yine yazardım...Tıpkı o günlerde olduğu gibi...Öyle güzel bir insan var ki şimdi hayatında...Dilerim ... Devamı

her defasında,yeniden yapılanma

2009-04-05 20:43:00

"İnsan yaşadıklarıyla büyür...Yaşadıklarıyla olgunlaşır" demiştik...Ve sen,sen büyüyorsun demiştin bana......Zaman zaman sormuşumdur kendime;büyümek iyi midir,kötü müdür diye...Cevap verememişimdir net olarak...Her cevap veremeyişimde büyümeyi,daha çok büyümeyi istemişimdir...boşlukta kalmamak,cevap bulabilmek adına...Hayatın ne kadar zor olduğunu ve acımasızlığını iyi bilirim...!İddialıyım bu konuda:)Ama iddialı olduğum bir şey daha var ki;acımasızlıklar sökmez bana...Direnmeyi,dayanmayı iyi bilirim....Sabretmekse en büyük özelliğim...(Hayatta,sadece bu özelliğimle övünürüm...)Ben yıllar  önce öğrendim sabretmeyi, daha küçücüktüm...O küçücük beden sabrederken sadece Yaradana sığınmayı da öğrendi o yıllarda...İsteklerimi sıralayıp Allah'ım yine de sen iyisini bilirsin diyebildim her bir bekleyişimin ardından...Bunu deyişim,beklentilerimi hafifletmedi elbet ama olmama ihtimallerine karşı hep hazırlıklı,hep ayakta tuttu beni...Bu yüzdendir belki her şeyi içimde yaşayışım...Ben isterim,ben beklerim ama bunu bir tek ben bilirim......Çok şey isterim hayattan...Olmasını dilediklerim olmadığında sığınacak bir ihtimal her zaman vardır...bu üzüntümüzü hafifletir mi?evet hafifletir...Mesela şimdi;Çok şey istiyorum ve çok istiyorum...Ama olmama ihtimallerinin ışıkları gözlerimin dibinde yandığı halde ben üzülemiyorum...Çünkü ben isteklerimin gerçekleşme ihtimallerinin hesabını yapmadan istiyorum...Kötünün kötüsü durumuna hep inanmışımdır...Belki de bu yüzdendir yaşan-ama-mışlıklara bu kadar sağlam duruşum...Üzüldüğüm ya da üzüleceğim her ne olursa olsun,şu an sancıdan kıvranıyor olmak kadar acı vermeyecektir yüreğime...Vermem... Devamı

Ruh yansıması

2009-05-10 00:23:00

Birşey yaparken karşılık beklemedim hiç.Ben böyle yapıyorum sen de yap demedim...İçimden bile geçirmedim...Ben verici olmayı sevdim hep...Ben fedakarlık yapmayı yeğledim her vakit , hiç karşımdakinden  beklemeden...Ben böyle mutlu oldum...İçimden geleni yapamadım belki bir çok zaman ama ben bildiğimi yaparak, hissettiğim gibi davranarak mutlu olmayı seçtim...Hislerimi,onun,bunun ya da senin hislerinle karşılaştırmadım hiç bir zaman...Ben böyle yapıyorum ama o yapmıyor demedim...Gösterdiğim iyi niyeti karşımdakinden beklemedim...Üzen olmadım hiç bir gün,buna eminim...!Üzülen olduğumsa,çoğunluktadır...Ama yine de iyi düşünmekten geri çevirmedim kalbimi...Aptalsın diyenlere,aptallığı sevdiğimi belirttim.Sen deli misin ki,seni umursamayan insanları umursuyorsun diyenlere cevabım hep aynıydı..."Ben seviyorum,ya da önemsiyorum ya da o an öyle davranmak istiyorum...Neyse ne konunun ve duyguların ne olduğu önemli değil.Önemli olan ben bana ne yapıldığına bakarak değil,kendim  ne hissettiğime bakarak davranıyorum...."Zarar görsem de farketmez...Kazandıklarımla yetinmeyi bilirim ben...Zarara uğramanın acısını da tattım elbet...Ama yılmadım sadece kendi duygularımı vermekten...Almadan vermeyi benimsemişim bir kere...Eğer hep,aldığımız kadarını verirsek,insanlığımızdan ödün veririz gibi gelir bana...Çok üzüldüğümü bilirim,iyi düşündüğüm için...Kötü niyeti hissedipte,kötü davranamadığım için...ama ben kendime felsefe benimsemişim doğruluğu...Bana doğru geleni yapmak mutlu ediyor beni...Karşımdakinin beni mutsuz etmesinden daha önemli bu...Hata yapıyorum belki...Belki çok fazla önemsiyorum bazen, bazılarını....Bazen hiç olmadık birine hiç olmadık değerler yüklüyorum belki...Ama olsun...... Devamı

Vaayy Bee diyebildim sadece

2009-03-24 00:40:00

Sadece dizilerde olur sanırdım...bilmezdim gerçek yaşamda böylelerinin var olduğunu.Bir arkadaşım anlattı.Kız şimdi 20 yaşında.Çocukla tanıştıklarında 15 indeymiş...Öyle çok sevmişler ki birbirlerini...Hayat onları ayıramamış...Kız yaklaşık 2 yıl önce çok kötü bir trafik kazası geçirmiş..."Ağlayarak anlattı bana o günlerini,ve gözlerinin içi parlıyordu"Beyni çok ciddi hasar görmüş.Aylarca bitkisel hayatta,hastanede kalmış.Annesi babası ve sevdiği çocuk başında beklemişler...Kız gözünü açamıyor,yumruk yaptığı el parmaklarını kıpırdatamıyor ve ayaklarını oynatamıyormuş.yani kısaca ölü gibi yatıyor tek farkı nefes alıp veriyormuş....Sevdiği,her gün gelip,onunla konuşuyor,yumruk yaptığı ellerine sıkıca sarılıyor ve haydi aç artıkgözlerini, tut ellerimi diyormuş...Bir gün değil,iki gün değil...Aylarca, her gün her dakika yanı başında, kaybettiği fonksiyonları kazanmasını beklemiş,sevdiği kızın...Ve şimdi kız iyileşmiş.İşe girmiş çalışıyormuş.Kendisi anlatmasa,kaza geçirdğini belli eden hiç bir sıkıntısı yok diyor arkadaşım...Ben bu kadarını beklemiyordum demiş kız..."Bu kadar vefa bu kadar sevgi beklemiyordum...Ben seviyordum.Aynı şey onun başına gelse yanından ayrılmazdım ama ondan beklemiyordum doğrusu...Şimdi 20 yaşındayım ve evlenmek istiyoruz.Bize kızıyorlar bu yaşta evlenilir mi diye.Daha ne kadar beklemeliyim,söyler misin bana,5 yıldır tanıdığım,sevdiğim,aşık olduğum insan var karşımda.Üstelik aşkıyla,vefsasıyla beni hayata döndüren insan...Daha neyi beklemeli,ne için erken diye düşünmeliyim...Yeteri kadar kanıtlamadık mı biz sevgimizi...?"Haklısın diyebildim ancak,göz yaşları içinde,diyor arkadaşım...Bu hafta sonu nişanıma beklerim demiş bu hikayeyi anlatan kız...Ve seve seve diye cevap vermiş,gözleri yaşlı dinleyen...Böyl... Devamı

Değişen neydi...Yoksa hiç birşey değişmedi mi...?

2009-03-14 00:21:00

Öyle sakinÖyle halsizÖyle mülayimim ki...Kendim kendime şaşırıyorum...Hasta olmaya başlıyorum galiba...Gribal bir durum olsa gerek vücudumu ve akabinde beni böylesi uysallaştıran...İlaçlarımı aldım ama hala canlı kanlı değilim.Böyle mi olmak gerek yoksa hastalık belirtisimi bilmiyorum.Normali hangisi...Normali var mı ki...İnsan değişken değil mi...Yoksa ben değişiyor muyum...Hastalıkların adı mı değişti...Adlarla beraber huyları da mı değiştirdi.Gece gece görün işte ruh halim ne kadar dingin...Ne yazdığımı bile geri dönüp okumadan saçmalamaya devam ediyorum son sürrat...Hastalandığım için ben mi değiştim yoksa hastalık adını mülayimliğe bırakıp farklılık mı yaratmak istedi...Bilmem...Birşeyler oldu işte...Kafamı bir koltuğa dayayasım ve hiç kaldırmayasım var...Şimdi ben hasta mıyım? Yoksa değişkenlik mi sardı ruhumu?Ben böyle sakin,ben böyle ruhsuz,ben böyle uysal olmak istememiştim oysa ki...Yoksa iyi birşey mi oldu?Bilmem...Kim bilebilir ki,o da ayrı tabi...Biri bana saçmalama sus demeli...Ne kopuk cümleler oldu bunlar böyle...Kim konunun bütününü anlayacak da yorumlayacak merak ediyorum...Değişen benliğimle birlikte, değişmeyen mekanımda takibinizdeyim... Devamı

Hak(sız)sın

2009-03-12 13:11:00

Hakkın yoktu bana şu anı yaşatmaya...Her kim olursan ol,kendinde benim üzerimde hakimiyet kurma hakkını bulamazsın...Haksız olduğunu bilmem anlaybiliyor musun,ama ben anlatabildiğimi düşünüyorum...Evet evet bu kez susmadım ve anlattım...Sana göre ben zaten hiç bir haksızlıkta susmazdım...Ama şimdi sana karşı savunuyorum hakkımı...Üzerimde hakkın elbette ki var ama bu hakkını benim haklarıma haksızlık yaparak elde edemezsin...Vermem!Eksileri söylerken artıları da katar öyle anlatırdım sana...Kendimi haklı gördüğümü anlatırken,sana da verirdim hakkını...Ama artık...Sadece kendimi düşünmenin zamanı gelmiş...Sen düşünemiyorsan bir takım şeyleri,benim kendimi korkuma zamanım gelmişte geçiyormuş bile...Fark ettiğini umuyorum..Bilmem ki ne kadar haklı çıkaracak zaman beni...Ama ben bu gün bittim...Tüm haklarımı elimden aldın...Tüm sabrımı...Tüm şevkimi...Tüm azmimi...Yarına yenilenir miyim bilmem...Dileyelim de ben bu günde kalmayayım...Yoksa ağır bir bedel olur ki bu ödemesi sandığımızdan da zor olacaktır...Ha sen ha ben fark etmez...Benim haksızlıklarımın bedeli ikimize faturalandırılacaktır...O yüzden ben aslında ikimiz için de hakkımı savunmuş oluyorum.Bak gördün mü sana haksızlıklarını söylerken bile aslında seni düşünüyorum...Zaman geçmeden,sen de beni düşündüğünü hissettirsen...!Bekliyorum... Devamı

Huzura ermek için...

2009-03-11 20:54:00

Yıllar önce bir gece,gecenin saat 03 ünde, ben hala yatakta gözleri açık,göz yaşlarımı durduramaz haldeyken mesaj çektin bana...O an yaşadıklarımı bir tek sen biliyordun...Ağlama dedin bana,umursama dedin...Beceremedim.Ama ben o sözleri hak etmedim dedim...Onun ardından gözyaşı dökmeyi hiç haketmiyorsun diye avutmaya çalıştın beni dakikalarca...Baktın ki biraz sana kulak vermeye başladım.O zaman işte,dedin ki;Şimdi kafanı yastığa koy ve uyu...Hiç birşey olmamış gibi gözlerini kapat...Yaşadığın herşey sanki bir yanılgıymış gibi düşün..Ve ben senden gelen o son mesajı okuduktan sonra gözlerimi kapatabilmiş ve uyumuştum.O günden sonra ne zaman canım sıkılsa gece yastığa başımı koyduğumda herşeyi bir kenara bırakmayı öğrendim...Yatağa yattığımda sadece uyumam gerektiğini biliyordum artık.Yatağım ve yastığım hesaplaşma yeri değil,rahatlama yeriydi benim için...O günlerden sonra bu tavsiyeni bir çok kez senin beni üzdüğünde de uyguladım...Öyle iyi geldi ki...Yatağımın sınırları içine girdiğimde gözyaşlarımı silebiliyor, hiç birşey olmamış gibi, kendime gülümseyip, yastığa başımı koyabiliyordum...Senden öğrendiğimi, şimdi senin için uyguluyordum...Senden sonra da çok defa aynı yöntemle uykuya dalabildim...Belki de,hayatım boyunca bu yöntemle rahatlayacağım...Sana olan kızgınlıklarımın yanında tek teşekkürüm bu oldu...Aradan yıllar geçmiş olsa da,ben seni hatırlamaktan hiç memnun olmasam da tavsiyeni kulağıma küpe olarak taktım....Ömrüm boyunca da çıkartmam inşallah...Öğrendim ki,önce insan kendine dikkat etmeli...Kendini üzmemek için elinden gelen herşeyi ama hereyi yapmalı...Yatağa yattığınızda o günün içinde olup bitenleri umursamayarak başlayabilirsiniz !tecrübeyle sabittir...Yapamam deme... Devamı

Okunası...

2009-03-08 00:02:00

Yalniz Olanlara;Ask bir kelebek gibidir,pesinden kostukça hep senden kaçar.. En iyisi birak uçsun, inan ki hiç beklemedigin bir anda gelip omzuna dokunuverir... Ask mutlu eder, bazen de üzer ama ask özeldir, askini hak eden birine sunarsan eger..Sevgilisi Olanlara;Askin amaci birileri için "mükemmel insan" olmak degildir,seni mükemmellige en çok yaklastiracak insani bulmaktir..Capkinlara;Sevmedigin birine asla "seni seviyorum" deme.. Içinde olmayan duygulardan varmis gibi sözetme.. Kimsenin hayatina kalbini kirmak için girme.. Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme,cünkü birine verebilecegin en büyük aci, asik olmadigin birini kendine asik etmektir...Evli Olanlara;Seven insan "senin hatan" yerine "özür dilerim" diyendir... "neredesin" yerine "ben buradayim" diyendir.. "nasil yaparsin" yerine "niye yaptigini anliyorum" diyendir.. ve ask "keske" yerine daima "iyi ki" diyendir...Kalbi Kirik Olanlara;Kalp yarasi siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer ve ilaci bu aciya alismak degil, ondan ders çikarabilmektir.Asik Olmaktan Korkanlara;Aska düs ama tökezleme,anla ama bekleme, paylas ama isteme,yaralan ama asla aciyi içinde büyütme...Sevdigini Fazla Sahiplenenlere;Sevdiginin bir baskasiyla mutlu oldugunu görmekten daha aci bir sey varsa,o da sevdiginin seninle mutsuz oldugunu görmektir..Askini Itiraf Etmeye Cekinenlere;Sevdiginden ayrilinca ask aci verir,sevdigin seni terk edince daha da çok aci verir ama en acisi, onu ne kadar sevdigini bilmesine hiç firsat vermemektir..Dönmeyecek Birini Hala Bekleyenlere;Hayatin en hüzünlü ani, deli gibi sevdigin insanin buna hi degmedigini gördügün andir ve en büyük kaybin onun için harcadigin yillardir...Senin askini su gün hak etmeyen, bilki 10 sene sonra yine haketmeyecektir. Birak, ... Devamı