Mutluluk Hastalığı

2013-05-10 09:43:00

Geçenlerde bir yakınımdan duydum; iftira sonucu öğrenmiş o da "Mutluluk hastalığı"nı. Damadı işkenceler çektirdiği kızı için demiş ki;ne olursa olsun kızın mutlu,insan böyle enerjik böyle de pozitif olmaz ki.Üzülmeli,durumun getirdiğini yaşamalı.Sanki her an mucizelerle karşılaşıyor da,hayatı hep gökkuşağı misali. Doktora gittim danıştım kızın Mutluluk Hastalığına yakalanmış. El insaf,10 küsur yıllık evliliğinde hiç bir acısını hissettirmeyen kadıncağız,gördüğü eziyetler için senin ruh halini sorgulamamış da,senin koyduğun teşhis kime ne fayda. ... Diyeceğim şu ki; Evet gerçekten mutluluk hastalığı diye bir şey vamış. İnsan mutsuz olduğu dönemlerde çevresindekilere belli etmemek için normalde olduğundan daha neşeli daha mutlu,daha pozitif davranır bir süre sonra bu normal hale gelirmiş.Herşeyi içinde yaşar,en yakınındakine bile sızdırmazmış derdini.Sanırmışsın ki "o dünyanın en mutlu varlığı.Hayat toz pembe,acı diye bir şey yok evrende.O Allah'ın en şanslı kulu ki,gülümsemesi dünyaları delip geçmekte." Son günlerde attığım kahkahalardan,dışa yansıyan keyifli tavrımdan anlıyorum ki o mucizevi hastalık uğramış bana da.Hiç kimse içimdeki sıkıntıyı görmesin diye öyle bir çaba sarfettim ki ilk günlerde,önce başaramam sandım.Sonra isteyince neyi yapamadığımı sorguladım.Neşenin ve gülümsemelerin ışığına bıraktım ruhumu. Yanıbaşımda duran da,uzaklardan telefon açan da iyi olduğuma kanaat getiriyor.Herkes, içinde bir miktar oynamalı bu oyunu.Kaybedecek bir şey olmadığı gibi daha da kendine getiriyor insanı. Mutlumuyum hı hı ben hep mutluyum.Canım yansa da,yüreğim dağlansa da ben hep mutluyum.Ve artık kimseye de kızmıyorum,kırılmıyorum.Herkesi olduğu gibi kabul edeli çok oldu.Taşlaş... Devamı

13

2010-04-12 13:40:00

    Ve gitmiş bulunmaktadır tam 13 ...!       Devamı

Uzun mu oldu ne ? :)

2010-03-15 22:35:00

Alttaki iki yazıda da kırmızı renkle yazdığım cümleleri unutmak zorundayım.bugüne dek bana güvenen insanların güvenini sarsmamak adına güvenmediğim bir işe girmek istemiyorum çünkü.Hâlâ aynı niyetlerle (siz bilmiyorsunuz tabii ki)bir takım yerlerle görüşüyorum.Ama  ben isterim ki,birinden bir şey rica ediyor isem vaktinde zamanında yerine gelsin istediğim.Öyle olsun ki ben de benden haber bekleyenlere güvensizlik vermeyeyim...! bu yüzden bahsettiğim,daha doğrusu ilgi çekmeye çalıştığım konuyu şimdilik unutunuz.Allah biliyor niyetimi,inanıyorum ki bir gün gerçekleştirebileceğim.O vakit sizin de desteğinizi isteyeceğim... .................... Uzun zamandır farkındaydım kendimde bir sorun olduğunu.Zaman zaman bir takım ataklar yaşıyordum.Bunun adını kendimce koymuş ama asla beynime itiraf etmemiştim.Öyle ki yıllardır aileme dahi söylememiş,sıradan bir stres belirtisi gibi yansıtmıştım... Eğer birgün,beynim duyar ise işim zorlaşır,altından kalkmam güçleşirdi.Zaman bu zaman imiş.... Son bir kaç aydır çok sıkça nöbet geçiriyordum.Tavanı alçak alanlara giremiyor,bazı ortamlarda daralıyor,kendimi bir an önce dışarıya atmak istiyordum.Sebebini tahmin ediyor ve kendime telkinler veriyordum.Diyafram nefesi alarak o an ki sıkıntımı atlatıyor,yüzümün bembeyaz olduğunu söylediklerinde isee günün yorgunluğuna ya da herhangi bir başka hastalığıma bağlıyordum.Dedim ya eğer birine söylersem ne olduğunu,beynim duyacaktı,ben kabul etmiş olacaktım.Altınddan kalkmak güçleşecekti... Ama son bir ayda öyle sık uğradı ki....Bugün,başka bir şey için gittiğim aile doktoruma durumdan bahsetmek zorunda kaldım.Hatta bunun sebebi de o anda o krizi geçiriyor olmamdı. Genel durumumu anlattıktan sonra ikimizinde y&uu... Devamı

diren_ç

2010-03-01 11:52:00

Yazı yazmak gelmiyor içimden... Ola ki merak edenleriniz varsa diye not düşüp gideceğim hemen... Kimseye kafamı takacak,kimseye üzülecek,kimseyi sorun edecek,kimsenin tavırlarına tavır koyacak halim yok.Ölüyorum galiba... Çektiğim sancı sancı değil...Ölüme giden yolu aralayan bir kapının kulbu sanki... Annemin ve babamın gözlerinin önünde, böyle güçsüz durduğum için kendimden utanıyorum... Anlatılacak bir hastalık değil,daha doğrusu bir hastalık değil...O yüzden anlatamıyorum,son 10 gündür yaşadığımı...Ama iki gündür ölüyorum sanki... Allah'ım güç var bana...Efsunlu parmaklarını dokundur üzerime...eksik etme merhametini... Ne oldu benim dayanıklı vücuduma...? Ne oldu o gözyaşı akmaz,kurumuş gözbebeklerime...Neden bu kadar dayanıksız oldum ben...Neden şifa bulamıyorum Allah'ım...Canım yanıyor...Şifa bulamıyorum...Sanki ölecek mişim gibi tepiniyorum...Annem,babam,kardeşim başımda dualar okuyor...İlaçların yapamadığını senden diliyorlar Allah'ım...Merhametini esirgeme benden...Ne günah işlediysem affet,şifa ver bana...Dindir sancımı... Ellerimi sıkmaktan canım yanıyor.Dişlerim acıyor...Parmağım, ısırmaktan morardı...Tıpkı enjeksiyondan dolayı moraran kalçalarım gibi... Geçmiş olsun demeyin...Geçecek inşallah...Geldiği gibi gidecek...Öyle umuyorum...... Devamı

Tek bir cümle

2010-02-18 21:49:00

    Annem,bugün,benim gözlerimin önünde,kalp krizi geçirdi... !       Devamı

Durum bu...!

2010-01-23 13:54:00

Yorumlaırnıza cevap veremedim için özür diliyorum öncelikle ama şu an bilgisayar başında oturabilmem bile mucize...Sadece annem için girdim hemen çıkıyorum.son iki gündür hayatta kalma mücadelesi veriyorum.Şeker komasına girdim.sinir boşalmaları yaşıyorum.vücudumdaki tüm organlar birbiri ile kavga içindeymiş doktoromun söylediğine göre.Hastanede geçirdiğim o son günden sonra eve gelir gelmez fenalaştım daha doğrusu ben orada fenalaşmıştım da tutmuştum kendimi...yüzüm birden bire sivilce doldu...Ve işte az önce anlattığım reaksiyonlar baş gösterdi.İyi değildim.Hala çok iyi değilim.dizlerimin bağı çözülüyor.Tek başıma yerimden kalkamıyorum.Mide bulantısından yemek yiyemiyorum.Şeker yüksekliğinden gözümü açamıyorum.vücudum son zamanlarda yaşadıklarıma isyan etmiş işte...3hafta uğraşıpta hakkım olan raporu alamamak çok sinirimi bozdu çok...anlatacak halim yok...gücüm yok ne konuşmaya ne yazmaya... Allah'a havale ettim umutlarımı söndüren herkesi...Yaşamımı kısıtlayan,beni bu hale düşüren o hekimi Allah'a havale ediyorum.O bilir yapacağını...O bilir benim önüme açacağı kapıları,o bilir bana bunları yaşatana yaşatacaklarını...! İyi olacağım.Çarşamba günü gidemediğim kursa,yarın için hocamdan izin istemiştim.Gitmek zorundayım.Ne yapıp edip gitmeliyim.gidemezsem mahçup olurum.... bir yolu olmalı ve ben birden iyileşmeliyim.Ama doktoruma kalırsa bir kaç gün daha bğnye böyl kendisiyle çekişecekmiş...   Neyse...İyiyim...Merak etmeyin... Kötü olsam kime ne ki zaten !    ... Devamı

Hayattan bir replik

2010-01-16 19:12:00

Şu sıralar aslında hiç birşey için hevesim yok.Halsiz değilim görünüşte ama ruhen de pek canlı sayılmam.Yemek yemek bile içimden gelmiyor.Hatta en başta o gelmiyor içimden... Son zamanlarda ani kilo kaybım olduğundan bahsetmiştim.Çok ciddi bir bağırsak sorunu yaşamaktaydım.Bununla ilgili mücadeleler verdim ama her birinden maalesef yenik çıktım.Son yıllarda gittikçe hayatımı zora somaya başlayan bu hastalık bir iki aydır artık felç etmişti yaşamımı...Evden dışarı pek çıkamıyor,neredeyse hiç bir yemeği yiyemiyordum.Dolayısı ile de çok hızlı olmaması gerektiği kadra hızlı kilo veriyordum.Hayata karşı neşemi yitirmeye başlamıştım.Ve öyle ki,karın ağrılarım başlamış,dayanılmaz boyuta gelmişti. İşin en kötü tarafı ise doktorumun verdiği ilaçları,yan etkileri dolayısı ile kullanamıyor,tedaviyi yarım bırakmak  zorunda kalıyordum.Artık nöbetlerim öyle sıklaşmıştı ve nöbet zamanları öyle uzun bir zamana yayılmıştı ki,dün akşam 9 yaşındaki kardeşim abla iyi misin diye tuvaletin kapısında heyecanla beni yokladı.O zaman dedim ki,evet ben gerçekten iyi değilim.bunca inanın içinde,koskoca evde küçücük çocuğun bile dikkatni çekecek boyuta geldiyse hastalığım iyi değilim. Ben iyi değilim,annem iyi değil,annem iyi olmayınca babam da değil,halam da durumumdan hiç hoşnut değil.Hepsine moral vermeye çalışırken ben günden güne bittiğimi hissediyorum.Allah yokluk vermesin kimseye,ama ben varlığın içinde yokluk çeker hale geldim.patatesli omlet dışında yiyebildiğim tek bir yiyecek bile yok...! Sabahın 5inde sıraya girip gittiğim doktor senin bir şeyin yok,bu hastalığın zaten çaresi de yok deyince eve nasıl geldiğimi bilememiştim.O gün kendime söz verdim.Ben bu işin tedavisini bulacağım...! Ben iyi olacağım...İyi deği... Devamı

Trafik Kazası

2009-12-03 19:32:00

/Bugün 3 Aralık/   Annemler kaza geçirdiler diye hiç gülmemiştim oysaki...   Ama işte Allah'ın sopası yok.Ey kulum sen onlarla birlikte değildin,yaşananlardan nasibini almadın madem yanlarında değildin senin de sıran şimdi geldi dedi...! Benim onlardan neyim eksikti...?   Bugün babamla birlikte,dershaneye gittik.Arabamız yok tabii(henüz tamirde bile değil) Minübüs'e bindik,baba-kız gittik dershaneye. Aslında evden çıkarken gitmek istediğimize değil de yol üstünde gördüğümüz bir başkasına girdik.Tesadüfen,imkanları çok daha uygun geldi ve yazıldım. Tek dersim olması sebebiyle,çarşamba günleri sabah 10-12 arası dershanede olacağım inşallah... Herşey güzel de daha dershaneye varmadan hatta evden yeni çıkmış sayılırken kaza geliyorum demedi.Ama gayet de güzel ve sert bir şekilde geldi. Kısa bir zaman durakta bekledikten sonra, babamla birlikte bindik minübüse... Bende yön tayini hiç olmadığından gideceğim dershanenin yerini bir türlü anlayamadığımdan babamı da peşimde sürükledim mecburen. Tam çıktık yola sanırım bir kaç yüz metre ilerledik araba ile,birden ne olduğunu anlayamadığım bir şekilde oturduğum koltuktan hoplayıp tavana yapışıp tekrar yerime oturdum sanki... Meğer yolda olan bir tümseği atlamışız bu denli sert bir şekilde. Herkes birbirine baktı ve sonra hep birlikte bana baktılar. Sandım ki,Omuriliğimdeki tüm omurlar yer değiştirdi. Kalça kısmındaki omur ilik başlangıcı beyine giden kısıma yerleşti ve beyine giden omurlar ise kalça kısmına iniverdi sanki... Zaman zaman ani frenlerde bu tip durumlar yaşarım ama bu sefer ki biraz ağır geldi:) Babam korkmasın diye tepkilerimi sınırladım ama canımın ne kadar yandığını bir Allah bilir,bir de ben... İçimden dedim ki ben bu arabadan indiğimde,yolun karşısına geçip eve dönmek zorunda kalacağım herhalde.Yürümem olanaksız hale gelecek... Ve iyi ki dedim ben yaşadım bunu,annem olsaydı aynı durumda beli kayardı mümkünü yok inemezdi buradan. Ben içimden bir sürü şey geçirip kendime muk... Devamı

Domuz Gribi

2009-11-17 17:18:00

36 saattir Domuz Gribi ile mücadele ediyoruz.Bu sabah saatlerinde galip geldiğimizi kesin olarak gördük....Ailemizin en küçüğü,son bir haftadır, diye diye kendine domuz gribini bulaştırmayı başardı. Resmen çağırdı hastalığı üzerine... Dün sabah yüksek ateşden dolayı doktora götürdük kardeşimi.Ateşi çıkar çıkmaz götürdüğümüz için, verilen serumlar,iğneler ile anında müdahele yapılarak sıkıntıyı önlemiş olduk.24 saatimiz çok tehlikeliydi.Bu sabah,ateşin düşmesi ve diğer belirtilerin bulunmaması sebebiyle,hayati tehlikeyi tamamen atlattığımızı söyledi doktorumuz.Derin bir nefes aldık hep birlikte.Risk grubunda olması sebebiyle babamın kardeşimden uzak durması gerekliymiş.Sadece yakın temastan kaçındı yine hepimiz aynı evde aynı odada yaşıyoruz.Bu bir grip ise ve erken teşhis hayat kurtarıyor ise kaçmanın bir manası yok bizce. Anne ya da babadan uzak durabilirsiniz.Ama kardeşten ya da evladınızdan uzak kalamazsınız ! Çocuk,abla ben domuz gribi oldum ateşim yükselirse ne olur bana diye sorarken,siz ben yanına gelemem bana da bulaştırırsın diyemezsiniz... Tek yapacağınız şey o çocuğun korkularını atlatmasını sağlamanızdır.Ve ilaç ve duaya sığınıp günlük hayatınızı devam ettirmeniz gereklidir bence...!Doktorumuzun tek söylediği şey c vitamini almamız oldu.Önlemek açısından çok faydasının olacağını söyledi ve hemen hepimiz c vitamini yüklemeye başladık vücudumuza...Onun dışında,babam risk gurubunda olduğundan,bağışıklık sistemini kuvvetlendirici ilaç alıyor. Şimdilik hiç birimizde bir risk yokmuş...! Ama dün geceden bu sabaha,Merve ve bende oluşan boğaz ağrısı herkesi korkuttu. Yine doktorla iletişime geçtiğimizde,Mervenin iş yerinden kaynaklanan bir allerji tetikleyici durumunun olduğu benim ise bir üşütme yaşadığım ortaya çıktı.Vitaminlerimizin dışında allerji ilaçları ve antibiyotiklerimizi de yükledik vücudumuza...Annem elinde bir torba ilaç ile saat saat takibimizi yapıyor :) Ama bunları yaşarken /belki doğru belki yanlış/ kardeşimden uzak durmuyorum.Bend... Devamı

Günün sürprizi

2009-11-16 10:38:00

    Erken teşhis,hayat kurtarır...!             .       ..........................     Yemek yiyemiyorum,sıcak bir şeyler içemiyorum...Dilim öylesi yara olmuş ki ağzımı bile açıp kapatmak acı veriyor bugün bana...           üstteki,kırmızı renkli cümleleri kurarken,Özlem geldi aklıma..."Eğer yarın hasta olursan sakın msn iletine yazma...!" demişti... "Tamam dedim o halde çaktırmadan bloğuma yazarım sen de girip okuma sakın....:) "   Ama bilsin ki üstteki cümle ile dün gece üşümemin hiç bir alakası yok...Her ikimizinde beklentisi  soğuk algınlığıydı henüz bir belirti yok :)     Devamı

Ve . . .

2009-10-21 16:27:00

Şuan tek ihtiyacım olan,bölünmeyen bir uyku...Ve bir de  . . .                                                                     /bende kalsın o da / Devamı

İğne

2009-10-15 19:19:00

Anlatacak çok şey var her zamanki gibi...Ama bu sefer anlatacak kişi yok ortalıkta...BibiS yine rahatsızlandı...Önemli bir durum olmadığından anlatmaya gerek görmedim.Ben neyin neden olduğunu biliyordum ve geçecekti...Ama geçmedi...Dün sancının demlerindeyken, hayattan artık göçüyorum galiba dedim...Gece saat 10.30-12 arası annemle babamın gözü önünde sıkıntılı saatler yaşadım...Sonra baktım ki olmuyor geldim odama açtım bilgisayarımı durmalıydı bu sancı.Aklımı bir yerlere vermeliydim,kndimi iyi hissetmeliydim...Sabah olur olmaz /size göre öğlen/doktoruma gittim...Durumu anlattım.O da bana olanları anlattı...Sancının sebeplerini bildiğimi sadece geçirmek için bir yol aradığımı söyledim./eskiden olsa annem beni götürürdü doktora şimdi hem ben onu götürür olmuşum hem de kendim tek başıma kalmışım.../İki kuvvetli iğneyi bir arada enjekte etmek gerektiğini anlattı.Bir kaç saat sonra onu arayıp iğnelerin iyi gelip gelmediğini belirtmemi istedi.Gerekirse bir de ertesi gün aynı işlem yapılabilirdi...Eve geldim 15 dakika sonra ağrımın birden kesildiğini farkettim.Rüya gibiydi...Yoksa iki gündür ben mi rüyadaydım da şimdi uyandım...!Neyse ki şimdi gayet iyiyim.Bu yüzden geçmiş olsun denilmesine gerek yoktur.Eski okuyucularım bilirler ki BibiS geçmiş olsun denilmesinden hiç hoşlanmaz...Çünkü bilir ki en ağır acılar bile geçiyordur...Geçecektir.Mecburdur...Kaldı ki benim yaşadıklarım bir çok insanın yaşadıklarının yanında konu bile edilmez ama işte maksat yazmak olsun deyip aktarıyorum sayfama :)Yoksa keyif bozup,ah vah etmeye gerek yoktur...Kısaca iyiyim,keyifliyim...Çay içiyorum,buyrun beraber içelim... :)Yalnız şunu bir kez daha anladım ki;Çelikten daha çelik bir bünyem varmış...En ağır ilacı da i&c... Devamı

Sağlam gidip, hasta dönmek

2009-10-09 12:28:00

Taslakta bekleyen bir kaç yazı beklemeye devam etsin bugün de yayımlamayacağım...Çünkü bugüne dair düşmek istediğim notlarım var...Dün akşam üstü saat 17 itibarile bir yoğun çalışma içine girdim ki ne siz sorun ne ben anlatayım...Gece yarısına dek aralıksız bir çalışma tempom vardı bitti mi bitmedi elbette...Sabah 8.00 da kalkıp 10 dk içinde kahvaltıyı bitirip tekrar işimin başına döndüm...Ne işi bu diyebilirsiniz,şöyle anlatayım kısaca; evde montaj yapıyorum efendim...Elektronik malzemeler ile ilgili küçük küçük aparatları bir araya getirip işe yarar birer elektrik malzemesi oluşmasını sağlıyorum...Az paraya çok iş dedikleri,çoğunlukla ev kadınlarının aile bütçesine katkı için tercih ettikleri bir çalışma sistemidir benim yaptığım...Kaç yıldır yaptığımı hatırlamıyorum.Ama 5-6 yıldır kesintisiz yaptığımı biliyorum.Öncesi de var...İşimi çok seviyorum.Bir çok insan bu paraya bu iş yapılır mı diye serzenişte bulunuyor.Ben yapıyorum işte diye gülümsüyorum onlara...Sabır ister diyorlar bende var diye cevap veriyorum...Boş duramam ben...Kendimi bildim bileli bir iş ile meşguldüm zaten...Neyse bu kadar açıklama yeter esas konuya gelelim şimdi...Canım patroncuğum,sevgili eniştemnormal zamanda asla ve asla beni zorlamaz işi yetiştirmem konusunda...Ve yaptığım işi en iyi yapan olduğumu vurgular her zaman.Bunun gururu ile daha çok çalışma azmi gelir bana...Ama bu aralar pek zaman ayıramamıştım işlerime...Hele son bir hafta da neredeyse hiç yapamamıştım...Oysa ki böyle olmamalıydı.Dün akşam gelen telefonla bu sabaha ne kadar çok yaparsam o kadar alması gerektiğini öğrendim.Eteklerim tutuştu tabii...17 de başladığım tempom bugün saat 10 gibi bitti...Bitmeyebilirdi aslında ama ben bittim...Parmaklarım bitti...Boy... Devamı

Bilgi sahibi olmak lazım...

2009-03-21 14:18:00

Ne çabuk geçmiş kırk-üçgün...Bu gece babaannem için kırk mevlüdü var evimizde...Kuran okunacak,dualar edilecek...Onun ruhuna güzellikler yollanacak...Yaşamı boyunca misafir ağırlamasını seven babaannemin evi bu akşam  sayısız misafir ağırlayacak...Sabahın erken saatlerinden bu yana(saat14:21) bir çok kişi koşuşturmaca içinde, evin içinde ve dışında...Kimse yorulduğunu hissetmiyor.Herkes gönülden birşeyler yapabilmenin,daha fazlasını ortaya çıkarabilmenin derdinde...Ne çabukta geçmiş kırk küsur gün...Daha vefaatının sanırım 2.haftasıydı...Nüfustan düşüp düşmediğini öğrenmemiz ve sonrasında nüfus müdürlüğüne gidip işlem yapmamız gerekiyordu...Becereksizliğimden olsa gerek,nüfus müdürlüğünün internet adresini ve telefonunu bulamadım internetten...Bulabilseydim,kimlik numarasını sorgulayarak nüfustan düşüp düşmdiğini öğrenebilecektim.Bundan dört buçuk yıl önce aynı işlemi dedem için yapmıştı bir yakınım...Belediyeyi aramak ve beni yönlendirmelerini istemek geldi aklıma...Bu kadar zor olacağını düşünmemiştim...Bağlı olduğum ilçe belediyesini aradım..Karşıma çıkan ilk sese;İyi günler ben yakın zamanda ailemden birini kaybettim ve şimdi nüfustan düşüp düşmediğini öğrenmek istiyorum beni ilgili birime yönlendirir misiniz...Hanımefendi,telefonla öğrenemezsiniz, nüfus müdürlüğüne giderek öğrenmeniz gerekiyor.Hayır beyefendi öğrenebilirim.internet yoluyla da öğrenebileceğimi biliyorum ama ilgili sayfaya ulaşamadım bir türlü, bu yüzden sizden yardım istemek zorunda kaldım.Bir dakika bekleyinYen bir ses karşılar beni...Aynı konu ikinci sese de özetle aktarılır...Aynı cevaplar alınır..."Telefonla hallede... Devamı

Bilimum

2009-02-18 14:26:00

Bilimum sıcak içeceklere ihtiyacım var...Bol limonlu ve elmalı ıhlamur tercihimdir !...Bir buçuk gündür gripten dolayı yatmaktayım...Uzun yıllardır hiç bu kadar şiddetli grip olmamıştım...Üşüme,titreme,ateş vs...Bu gün daha iyiyim.Çok daha iyiyim...Hafif bir halsizlik olssada üzerimde,biri,haydi gel şuraya gidelim dediğinde soluğu kapıda alabilirim."Annem derki;ben senin hasta olduğuna inanamıyorum.Çok ağır yaşıyorsun hastalıkları ama kısa sürüyor etkileri.Bir ya da iki gün sonra haydi kalk gezmeye gidiyoruz desek sanki günlerce hasta yatan sen değilmişsin gibi hazırlanır çıkarsın kapıya,bizden önce"Ben hasta yatmayı sevmem.Mecburiyetten 1 gün boyunca yattım...Yeterde artar bile...Şimdi pijamalarım üzerimde,bulduğum köşeye devrilsem bile,oturur vaziyetteyim en azından...Bir de ben hastayken iyileştiğimi,çenemin hiç susmamasından anlıyorlarmış:)biraz kendime gelince konuşmaya başlıyor ve hiç susmuyormuşum:)Hasta olsak kabahat,iyileşsek kabahat...:)Eminim bu halde beni kimse görmek istemeyecektir...Dudaklar ateşten olsa gerek,patlamış durumda,yüzümde renk yok...Son derece suratsız haldeyim....Yüzümdeki tek renk gülümsememVelhasıl-ı Kelam,düne ve bir önceki geceye göre çok iyiyim...sadece yarın kurstaki nefes çalışmalarını yapamayacaım için üzgünüm...Yarına kadar belki eski halime de dönebilirim...Bana belli olmaz............Alttaki yazıya yorumlarınızı cevaplayamadım bu gün...En kısa zamanda telafi edeceğim...not:BibiS (ş) ile değil (s) ile... Devamı